DERİN
YAŞAMAK

Yaşlılık Üzerine

Geçmiş yıllarda, Pasifik Akademi Eğitim Serisi adı altında yayınlamış olduğum birinci ve ikinci kitabımdan sonra üçüncü kitap olarak Derin Yaşamak (Yaşlılık üzerine) isimli çalışmamı yayınlamaya karar vermemdeki en büyük sebep çevremdeki insanların, kendi çevrelerinde bulunan ileri yaştaki insanlara karşı olumsuz yaklaşım biçimleri ve duyarsızlıkları idi.

 

Okulumuzda uygulanan ders programı içerisindeki konulardan biri olan ‘cilt anatomisi’ hücre yenilenmesi, yaşlanma ve yaşlılık karşıtı anti-aging bakımlari işlemektedir. Bu konulara değinirken ders esnasında gördüğüm özellikle daha 18-19 yaşlarında olan genç öğrencilerimin, genç ve güzel görüntülerini kaybedecekleri düşüncesiyle yaşlılıktan korkmaları, yaşlanmayı durdurmak adına neler yapılabileceği telaşı içinde olmaları idi. Her biri yaşlılık ve yaş algısını farklı yorumluyordu ama bir gün o istenmeyen dönemi yaşayacakları düşüncesiyle yüzlerinin büründüğü endişeli ifade beni oldukça şaşırttı.

 

 

Bu kitabı öncelikle yaşlılığın yanlış algılanması ve acizlik, muhtaçlık, çirkin görüntü gibi kavramları akla getirmesi durumlarına karşı olduğum için kaleme aldım. İnsanların yaşlarını söylemeye çekinmeleri ve hep güzel görünmek, beğenilmek için sarf edilen çaba bana tuhaf geliyor. Okumanın, bilgili olmanın, edinilen tecrübelerin, dolu dolu yaşanmış yılların hiç bir değeri yokmuş gibi davranılması bu konu üzerinde durmama etkendi.


Yaşlılığı ele almak için çıktığımız bu yolda öncelikle toplumlarda yaşlılığa bakış açısının tarihini araştırıp bugünlere dek geldim. Bu çalışma hiç kolay olmadı. Yorucu olması bir yana gördüklerimin ve duyduklarımın karşısında zaman zaman öfkelenip üzüldüğüm de oldu. Anladım ki bu konu dipsiz bir kuyu; içinden bir türlü çıkamıyorsunuz. Yaşlılığın güzellik uğruna sarf edilen çabadan ibaret olmadığını, farklı bir gözle bakıldığında yaşlılığın bilgelikle eşdeğer görülebileceği düşüncesiyle her kesitten bireyle röportaj ve anket eşliğinde çalışmama devam ettim.

İnsanların kendilerini iyi hissetmeleri sadece görüntü ile değil, edinmiş oldukları bilgi birikimleri, yaşamlarına katmış oldukları anlam, yaşanmış ve yaşanmakta olan engin tecrübelerle de mümkün olabilir. Benim için ileri yaşta olup sağlıklı yaşamış, hayatlarını anlamlı kılmaya çalışmış, yaşamın her anına bir değer yüklemiş kişiler; hayatlarını güzellik peşinde koşarak geçirip kendilerine eğitim, bilgi birikimi manasında hiçbir katkıda bulunmamış kişilerden çok daha önemlidir. Her haliyle çevremdeki herkese yaş sınırı gözetmeden sevgi ve saygı duymaktayım. Birey olarak vicdanlı ve duyarlı olmaya özen gösteriyorum. Bu kitap belki de hayatımızda hiç göremediğimiz gerçeklere farklı pencerelerden bakmamıza yardımcı olabilecek, gözümüzden kaçan bazı konularda bizi daha duyarlı kılacaktır.

YAŞLANMAK İSTEYECEKSİNİZ!

Daha önce “Güzellik ve Anatomi” ile “Tarihten Bugüne Masaj ve Masaj Uygulamaları” adlı iki kitabı yayınlanan Nurcan Arslan yazarlığın yanı sıra, Pasifik Akademi Güzellik Uzmanlığı Kursu’nun kurucusu ve eğitmeni olarak çalışmalarına devam etmekte.

Üçüncü kitabının konusu olarak yaşlılığı seçmesinin sebebini sorduğumuzda Arslan şöyle söylüyor: “Bu kitabı öncelikle yaşlılığın yanlış algılanması ve acizlik, muhtaçlık, çirkin görüntü gibi kavramları akla getirmesi durumlarına karşı olduğum için kaleme aldım. İnsanların yaşlarını söylemeye çekinmeleri ve hep güzel görünmek, beğenilmek için sarf edilen çaba bana tuhaf geliyor. Okumanın, bilgili olmanın, edinilen tecrübelerin, dolu dolu yaşanmış yılların hiç bir değeri yokmuş gibi davranılması bu konu üzerinde durmama etkendi.”

Bu projenin fikir aşamasından kitap haline gelene kadar geçen üç yıllık sürede Nurcan Arslan öncelikle toplumlarda yaşlılığa bakış açısının tarihini araştırıp geçmişten bugüne yaşlıların sosyal konumlarındaki değişimleri inceledi. Bu bağlamda farklı yaş ve eğitim gruplarından, erkek ya da kadın, bekâr ya da evli kişilerle röportaj ve anketler yapılarak toplumdaki yaşlılık algısına ışık tutulmaya çalışıldı.

Yaşlılığa toplumsal bakışın ardından yaşlanmanın hücresel temeli, yaşlılıkta cinsel hayat, beslenme, spor gibi bilimsel ve pratik konulara da yer verilen kitap her yaştan insanın sağlıklı bir beden ve ruh haliyle yaşlanabilmesi için gerekli yol haritasını çizmesinde esaslı bir rehber olacağa benziyor.

Derin Yaşamak – Yaşlılık Üzerine (Arka Kapağından…)

Yaşlılık kavramı sizin için ne ifade ediyor? Yalnızca kırışıklık, aklaşmış saç gibi fiziksel öğeler, elden ayaktan düşmek ve hatta ölüm mü? Eğer aklınıza ilk gelenler bunlarsa çok önemli ve anlamlı bir noktayı kaçırıyorsunuz demektir. Yaşlanmak her şeyden önce bilgeliktir. Yıllar ilerledikçe artan bilgi birikimimiz yaşlılık döneminde zirveye ulaşır.

Yaşlılık korkulası bir dönem değil, aksine keyfine varılarak yaşanması gereken bir süreç. Yaşlılıktan korkarak çevrenizdeki yaşlılara ve geleceğinizi düşünerek kendinize acıma duygusu geliştirmek yerine kafanızdaki yaşlılığı önlemenin pek çok yolu olduğunu bilseniz ne yapardınız? Peki “Kime yaşlı denir”, “Yaşlı olmanın yaşı nedir” diye hiç düşündünüz mü? Ya henüz 20’li yaşlarında olup da kendini yaşlı hissettiğini dile getirenler konusunda ne düşünüyorsunuz?

Tüm bu sorulara net cevaplarınız yoksa ve toplumdaki yanlış yaşlılık algısının doğurduğu olumsuz sonuçları göremiyorsanız sizin için bir adım atma zamanı gelmiş gibi görünüyor. Yaşınız kaç olursa olsun, işte o ilk adımı bu kitabın sayfalarını çevirmeye başlayarak atacaksınız.